Ders 3 Yaptırımlar
YAPTIRIMLAR

a. Cezalar
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu, yaptırım olarak “hapis cezası” ve “adli para cezası” olmak üzere iki tür ceza yaptırımı kabul edilmiştir.
(1) Hapis Cezaları
Kişinin suç işlediğinin sabit olması nedeniyle mahkeme tarafından hareket özgürlüğünün sınırlanmasına karar verilmesidir. Türk Ceza Yasası “Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası”, “Müebbet hapis cezası” ve “Süreli hapis cezası” olmak üzere üç tür hapis cezası kabul etmiştir. Bunlar;
(a) Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası
Hükümlünün yaşamı boyunca devam eden yasa ve tüzükte belirtilen sıkı güvenlik rejimine göre çektirilen hapis cezasıdır. Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumunda çektirilir. Kişi 30 yılını infaz kurumunda çektiği takdirde koşullu salıvermeden yararlanabilir.
(b) Müebbet Hapis Cezası
Hükümlünün yaşamı boyunca devam eden hapis cezasıdır. Kişi 24 yılını infaz kurumunda çektiği takdirde koşullu salıvermeden yararlanabilir.
(c) Süreli Hapis Cezası
Mahkeme kararında gösterilen zaman dilimiyle sınırlı olarak uygulanan hapis cezasıdır. 1 aydan az, 20 yıldan fazla olamaz. Süreli hapis cezalarına mahkum edilmiş olanlar cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektiği takdirde koşullu salıvermeden yararlanabilir.
Kısa süreli hapis cezası; suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre seçenek yaptırımlardan birine çevrilebilir. Kısa süreli hapis cezası yerine uygulanabilecek seçenek yaptırımlar, “Adli Para Cezası” ve “Seçenek Tedbirler”dir.
(2) Adli Para Cezası
Kişinin suç işlediğinin sabit olması nedeniyle mahkemece yasal sınırlar çevresinde belli bir meblağın (5 günden az, 730 günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının) Devlet Hazinesine ödenmesine karar verilmesidir.
En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir. Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.
Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.
b. Güvenlik Tedbirleri

Suç işleyen kimselerin topluma kazandırılmasını sağlamak ve onlardan ya da kullandıkları araçlardan doğan tehlikeleri önlemek amacıyla öngörülen tedbirlerdir. Güvenlik tedbirlerinin türlerini sırasıyla açıklamak gerekirse,
(1) Belli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakma
Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;
-
-
-
- Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
- Seçme ve seçilme ehliyetinden,
- Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan,
- Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,
- Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten,
-
-
yoksun bırakılır.
Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.
(2) Müsadere
Bir şeyin mülkiyetinin devlete geçmesini sonuçlayan yaptırımdır.
(a) Eşya Müsaderesi
Bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydanagelen eşyanın mülkiyetinin devlete geçmesine denir.
Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir.
(b) Kazanç Müsaderesi
Suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların mülkiyetinin devlete geçmesidir.
(c) Çocuklara Özgü Güvenlik Tedbirleri
Bu güvenlik tedbirleri Türk Ceza Kanununda düzenlenmemiştir. Korunmaya ihtiyacı olan çocuk, bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimi ile kişisel güvenliği tehlikede olan, ihmal ve istismar edilen ya da suç mağduru çocuktur. Suça sürüklenen çocuk, yasalarda suç olarak tanımlanan bir eylemi işlediği iddiasıyla hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan veya işlediği eylemden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuktur.
Suça sürüklenen çocuk hakkındaki soruşturmayı çocuk bürosundaki görevli Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılır. Çocuk hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı, çocuğun anası, babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ve Cumhuriyet Savcısının istemi üzerine veya resen çocuk hakimi tarafından alınabilir. Tedbirin uygulanması 18 yaşının doldurulmasıyla kendiliğinden kaldırılır. Çocuk yargıcı tarafından alınan tedbir kararına karşı itiraz yolu açıktır. İtiraz, Ceza Muhakemesi Kanununa göre en yakın çocuk mahkemesine yapılır.
(ç) Akıl Hastalarına Özgü Güvenlik Tedbirleri
Fiili işlediği sırada akıl hastası olan kişi hakkında, koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilen akıl hastaları, yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınırlar.
Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmiş olan akıl hastası, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi üzerine infaz hâkimi kararıyla serbest bırakılabilir.
Suç işleyen alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlısı kişilerin, güvenlik tedbiri olarak, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılarına özgü sağlık kuruluşunda tedavi altına alınmasına karar verilir. Bu kişilerin tedavisi, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığından kurtulmalarına kadar devam eder. Bu kişiler, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca bu yönde düzenlenecek rapor üzerine infaz hâkimi kararıyla serbest bırakılabilir.
(d) Suça Tekerrür ve Özel Tehlikeli Suçlular
Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır.
Tekerrür hükümler, önceden işlenen suçtan dolayı,
-
-
-
-
-
- “Beş yıldan fazla süreyle hapis cezalarına mahkumiyet durumunda, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren 5 yıl”,
- “5 yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasına mahkumiyet durumunda, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren 3 yıl
-
-
-
-
geçtikten sonra işlenen suçlardan dolayı uygulanmaz.
Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.
Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.
Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.
(e) Sınır Dışı Edilme
İşlediği suç nedeniyle hapis cezasına mahkûm edilen yabancı, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına veya koşullu salıverilmesine karar verildikten ve her halde cezasının infazı tamamlandıktan sonra, durumu, sınır dışı işlemleriyle ilgili olarak değerlendirilmek üzere derhal İçişleri Bakanlığına bildirilir.
c. Cezanın Belirlenmesi ve Bireyselleştirilmesi

(1) Cezanın Belirlenmesi
Hakim, somut olayda;
-
-
-
- Suçun işleniş biçimini,
- Suçun işlenmesinde kullanılan araçları,
- Suçun işlendiği zaman ve yeri,
- Suçun konusunun önem ve değerini,
- Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını,
- Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını,
- Failin güttüğü amaç ve saiki,
-
-
göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler.
Hapis cezasının süresi gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün, yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmi takvime göre hesap edilir. Hapis cezası için bir günün, adlî para cezası için bir Türk Lirasının artakalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar infaz edilmez.
Süreli hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı ceza, otuz yıldan fazla olamaz.
(2) Takdiri İndirim Nedenleri
Fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir.
(3) Mahsup
Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis cezasından indirilir. Adlî para cezasına hükmedilmesi durumunda, bir gün yüz Türk Lirası sayılmak üzere, bu cezadan indirim yapılır.
ç. Dava ve Cezanın Düşürülmesi

(1) Sanığın veya Hükümlünün Ölümü
Sanığın ölümü durumunda cezaların kişiselliği ikesi gereğince kamu davası açılmaz.
Hükümlünün ölümü, hapis ve henüz infaz edilmemiş adlî para cezalarını ortadan kaldırır. Ancak, müsadereye ve yargılama giderlerine ilişkin olup ölümden önce kesinleşmiş bulunan hüküm, infaz olunur.
(2) Af
Egemenliğin bağışlama işlemidir. Af ile erteleme farklı iki konudur. Ertelemeye kural olarak hakim karar verir, af yapma yetkisi ise TBMM’ye istinaden Cumhurbaşkanına aittir.
(a) Genel Af
Kamu davasını düşüren ve hükmedilmiş cezaları bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran aftır. Genel af çıkartmaya TBMM yetkilidir. TBMM, her türlü bireysel veya toplu af çıkartabilir. Hiçbir ayrım yapılmadan tüm suçları kapsayan af çıkarılabilineceği gibi bir ya da birkaç suç türünü içine alan af da çıkarılabilir.
(b) Özel Af
Af yasasındaki belirlemeye göre hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesine son veren veya infaz kurumunda çektirilecek süreyi kısaltanya da adli para cezasına çeviren aftır. Adli para cezasının özel afla azaltılması veya kaldırılması mümkün değildir. Özel af çıkartmaya TBMM yetkilidir. Ancak, Cumhurbaşkanı da sürekli hastalık, sakatlık ve kocama nedenleriyle sınırlı olarak bireysel özel af çıkartabilir.
(c) Dava Zamanaşımı
İşlenen bir suçtan dolayı yasada öngörülen süreler içerisinde dava açılmaması veya davanın sona erdirilememesi nedeniyle devletin dava açma ve açılmış davayı devam ettirme hakkının sona ermesidir. Dava zaman aşımının süreleri en az 8, en fazla 30 yıl olarak düzenlenmiştir.
Kanunda, aksi belirtilmedikçe, kamu davası,
-
-
-
-
-
- Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda 30 yıl,
- Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda 25 yıl,
- 20 yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda 20 yıl,
- 5 yıldan fazla ve 20 yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda 15 yıl,
- 5 yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda 8 yıldır.
-
-
-
-
Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer.
Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar.
(ç) Dava Zamanaşımı Süresinin Durması veya Kesilmesi
Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hallerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur.
Bir suçla ilgili olarak;
-
-
-
-
-
- Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi,
- Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi,
- Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi,
- Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi,
-
-
-
-
halinde, dava zamanaşımı kesilir.
Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar.
(d) Ceza Zamanaşımı
Kesinleşmiş bir cezanın hüküm tarihinden itibaren yasada öngörülen süre içinde infaz edilememesi nedeniyle devletin cezayı infaz yetkisinin ortadan kalkmasıdır.
Ceza zaman aşımı süreleri en az 10 en fazla 40 yıl olarak düzenlenmiştir.
-
-
-
-
-
- Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında 40 yıl,
- Müebbet hapis cezalarında 30 yıl,
- 20 yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezalarında 24 yıl,
- 5 yıldan fazla hapis cezalarında 20 yıl,
- 5 yıla kadar hapis veya adli para cezalarında 10 yıldır.
-
-
-
-
Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz aşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle ceza infaz edilmez.
(e) Müsadere Zamanaşımı
Müsadereye ilişkin hükmün yasada öngörülen süre içerisinde yerine getrilmemesi durumunda bir daha infaz edilemesidir. Müsadereye ilişkin hükümler kesinleşmeden itibaren 20 yıl geçtikten sonra infaz edilemez.
(f) Soruşturulması ve Kovuşturulması Şikayete Bağlı Suçlar
Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.
Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez.
(g) Zamanaşımının Hesabı ve Uygulanması
Dava ve ceza zamanaşımı süreleri gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün, yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmi takvime göre hesap edilir.
Dava ve ceza zamanaşımı re’sen uygulanır ve bundan şüpheli, sanık ve hükümlü vazgeçemezler.
(ğ) Ön Ödeme
Kamu davasının açılmasını önlemek veya açılmışsa düşürmek için Cumhuriyet Savcısı ve Hakim tarafından önerilen belirli miktar paranın şüpheli veya sanık tarafından kabul edilip ödenmesidir.
Uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçların faili;
-
-
-
-
-
- Adlî para cezası maktu ise bu miktarı, değilse aşağı sınırını,
- Hapis cezasının aşağı sınırının karşılığı olarak her gün için otuz Türk Lirası üzerinden bulunacak miktarı,
- Hapis cezası ile birlikte adlî para cezası da öngörülmüş ise, hapis cezası için belirlenecek miktar ile adlî para cezasının aşağı sınırını,
-
-
-
-
soruşturma giderleri ile birlikte, Cumhuriyet Savcılığı tarafından yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz. Failin on gün içinde talep etmesi koşuluyla bu miktarın birer ay ara ile üç eşit taksit hâlinde ödenmesine Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilir.

