Sıfatlar
SIFATLAR (ÖNADLAR)

Adları niteleyen veya belirten sözcüklerdir. Bir sözcüğün sıfat olabilmesi için adın önüne gelerek onu nitelemesi veya belirtmesi gerekir.
Örneğin: Yaşlı adam, pazar çantasını titrek elleriyle tutuyordu.
Sıfatlar, iki ana gruba ayrılır:
a. Niteleme Sıfatları
Bir adı; durum, şekil, biçim, renk yönüyle niteleyen sözcüklerdir. Niteleme sıfatları,
ada sorulan “Nasıl?” sorusunun cevabı olan sözcüklerdir.
Örneğin: Küçük çocuk bizi görünce yanımıza geldi.
b. Belirtme Sıfatları
Adları işaret, sayı, soru, belgisizlik yönüyle belirten sıfatlardır.
İşaret Sıfatı: Adları işaret yönüyle belirten, onlara işaret eden sözcüklerdir.
Örneğin: bu, şu, o, öteki, beriki, öbür
Bu kitabı senin için aldım.
NOT: İşaret sıfatlarından sonra virgül (,) kullanılmaz. Bu sözcüklerden sonra virgül (,) kullanılırsa bu sözcükler, adıl olur.
Örneğin: O kitabı daha önce okumuş.
O, kitabı daha önce okumuş.
Bu cümlelerin birincisinde “o” sözcüğü “kitap” adını belirttiği için işaret sıfatı; ikincisinde “o” sözcüğü bir varlığı karşıladığı için adıldır.
Sayı Sıfatı: Varlıkların sayılarını gösteren, onları sayı yönüyle belirten sözcüklerdir.
Asıl Sayı Sıfatı: Varlıkların sayılarını kesin olarak belirten sözcüklerdir. Ada sorulan “kaç” sorusunun cevabıdır.
Örneğin: Üç gün önceki toplantıya altı kişi katılmış.
Sıra Sayı Sıfatı: Varlıkların sırasını gösteren sözcüklerdir. Sayılara “-ncı, -nci, -ncu, -ncü” ekleri getirilerek oluşturulur. Ada sorulan “kaçıncı” sorusunun cevabıdır.
Örneğin: Bu derste on beşinci sayfayı okuyacağız.
Üleştirme Sayı Sıfatı: Varlıkları sayıca bölümlere ayıran, paylaşma anlamı veren sözcüklerdir. Sayılara “-er, -ar” eki getirilerek oluşturulur. Ada sorulan “kaçar” sorusunun cevabıdır.
Örneğin: Sınavda her branştan onar soru soruldu.
Kesir Sayı Sıfatı: Varlıkların parçalarının, bütüne olan oranlarını gösteren sıfatlardır.
Örneğin: Şirketin üçte iki hissesi ona aitmiş.
Belgisiz Sıfat: Adları belirtirken kesinlik bildirmeyen sıfatlardır.
Örneğin: bir, birkaç, birçok, çoğu, kimi, bazı, bütün, tüm, başka…
Elbet bir gün sen de anlarsın beni.
NOT: “Kimi, çoğu ” sözcükleri, hem belgisiz adıl hem belgisiz sıfat olarak kullanılabilir.
Örneğin: Fuarda kimi kitaplar pahalı, kimi ise ucuzdu.
Bu cümlede, birinci “kimi” sözcüğü “kitaplar” sözcüğünü belirttiği için belgisiz sıfattır; ikinci “kimi” sözcüğü ise, kitapların yerini tuttuğu için belgisiz adıldır.
Soru Sıfatı: Adları soru yoluyla belirten, yani adları anlamca tamamlayan soru sözcükleridir. oru sıfatlarının cevabı yine sıfattır.
Örneğin: nasıl, kaç, kaçıncı, kaçar, hangi, ne kadar, ne
Sen, tatilde kaç kitap okumuştun?
Bu cümlede, “kaç” soru sözcüğünün “kitap” adını belirttiğini görüyoruz. Bu soru sözcüğüne verilebilecek “beş kitap” cevabının sıfat olması, bize, bu soru sözcüğünün de sıfat olduğunu gösterir.
NOT: “Hangisi, kaçı” soru adıllarıyla “hangi, kaç” soru sıfatlarını birbirine karıştırmamak gerekir.
Örneğin: Hangi soru daha zordu? Hangisi daha zordu?
Bu cümlelerde “hangi” sözcüğü “soru” adını belirttiği için soru sıfatı; “hangisi” sözcüğü, bir adın yerini soru yoluyla tuttuğu için soru adılıdır.
NOT: Bir ad, hem niteleme hem belirtme sıfatı alabilir.
Örneğin: O, yeni bir araba almış.
Bu küçük köyde konaklamaya karar verdik. Birinci cümlede “yeni” niteleme sıfatıyla “bir” belgisiz sıfatı, “araba” adının sıfatı olarak; İkincide “bu” işaret sıfatıyla “küçük” niteleme sıfatı, “köy” adının sıfatı olarak kullanılmıştır.
NOT: İlgi eki (-ki), yer ve zaman bildiren sözcüklerden sonra gelip eklendiği sözcüğü sıfat yapar.
Örneğin: Sınıftaki öğrenciler dışarı çıkmış.
Adlaşmış Sıfat: Niteleme sıfatları, çekim eki alarak veya almadan niteledikleri ismin yerini tutacak şekilde kullanılabilir. Bu sözcüklere “adlaşmış sıfat” denir.
Örneğin: İhtiyar adam yine parkta oturuyordu.
İhtiyar, yine parkta oturuyordu.
Birinci cümlede “ihtiyar” sözcüğü, “adam” adını niteleyen bir niteleme sıfatıdır. İkinci cümlede ise, “ihtiyar adam” tamlamasındaki “adam” sözcüğü düşmüş, “ihtiyar” sözcüğü hem adın yerine geçmiş hem nitelik bildirmiştir, yani adlaşmış sıfat olmuştur.
NOT: Türkçede meslek adları ve bazı adlar, sıfat olarak kullanılabilir. Bu sözcükleri, adlaşmış sıfatlarla karıştırmamak gerekir.
Örneğin: Yönetici insanlar, insan ilişkilerinde başarılıdır.
Yöneticiler, insan ilişkilerinde başarılıdır.
Bu cümlelerin birincisinde “yönetici” sözcüğü, “insanlar” adını nitelediği için sıfat görevindedir. İkinci cümledeki “yöneticiler” sözcüğü ad olarak kullanılmıştır; ama adlaşmış sıfat değildir.
NOT: Adlaşmış sıfattan sonra bir ad geldiğinde anlam karışıklığı ortaya çıkıyorsa bu adlaşmış sıfattan sonra virgül (,) getirilir.
Örneğin: Hasta, çocuğu yanına çağırdı.
Bu cümlede “hasta” sözcüğü bir kişiyi karşılayarak adlaşmıştır. Bu sözcükten sonra “çocuk” adı geldiğinde virgül konulmazsa “hasta” sözcüğü “çocuk” adının sıfatı olmaktadır. Bu yüzden “hasta” sözcüğünün adlaşmış sıfat olması için bu sözcükten sonra virgül (,) konmalıdır.
Unvan Sıfatı: Kişilerin meslek, rütbe, makam gibi sosyal statülerini belirten sözcüklerdir. Unvan sıfatları, adların önüne de sonuna da gelebilir.
Örneğin: Yüzbaşı Cemil, Hakkı Çavuş, Hatice Teyze, Naciye Hanım…
NOT: Özel adla birlikte kullanılmayan unvan sözcükleri, küçük harfle başlar ve unvan sıfatı görevinden çıkar.
Örneğin: Dün doktor, hastaneye uğramamış.
Bu cümlede “doktor” sözcüğü özel bir adla birlikte kullanılmadığı için unvan sıfatı değildir ve bu yüzden küçük harfle başlar.
Sıfatlarda Küçültme: Sıfat olan sözcüğün anlamında küçültme ya da daralma, “-cik,-ce, (-ı)msı, (-ı)mtırak” ekleri ile yapılır. Bu eklerin getirilmesi ile oluşan sıfatlara küçültme sıfatları denir.
Örneğin: “Küçük bir evleri vardı.”
cümlesinde “küçük” sıfattır ve kendinden sonra gelen ismin niteliğini belirtmektedir.
“Küçücük evleri vardı.”
cümlesinde “-cik” eki almış “küçücük” sözcüğü de niteleme sıfatıdır. Buradaki “küçücük” sözcüğün “küçük” sözcüğünden farkı, eklendiği ismin anlamında küçültme yapmış olmasıdır.
Sıfatlarda Pekiştirme: Sıfatlarda pekiştirme, yani anlamın kuvvetlendirilmesi iki şeklide yapılır. Sıfat olan sözcüğün ünlüye kadarki ilk hecesi alınır, daha sonra “m, p, r, s” harflerinden uygun olanı getirilir. En son da sıfat olan sözcük tekrar yazılır.
Örneğin: “temiz” sözcüğü üzerinde uygulayalım:
Te – r – temiz = tertemiz
Sıfatlarda Derecelendirme: Sıfatlarda derecelendirme “pek, çok, daha, en…” gibi sözcüklerle yapılır.
Örneğin: “Kardeşin onlardan daha akıllı biri.” cümlesinde “daha” sözcüğü üstünlük,

