Lozan Barış Konferansı ve Lozan Anlaşması
LOZAN BARIŞ KONFERANSI VE LOZAN ANLAŞMASI

Lozan Barış Konferansı (20 Kasım 1922 – 4 Şubat 1923)
Mustafa Kemal ve Türkiye Büyük Millet Meclisi konferansın İzmir’de yapılmasını istiyordu ancak; tarafsız ülke olan İsviçre’nin Lozan kentinde yapıldı.
Lozan’da Türkiye, İngiltere, Fransa, İtalya, Yunanistan, Japonya, Romanya ve Yugoslavya katıldı. ABD gözlemcilik yaptı. Boğazlar görüşmesine Bulgaristan ve Sovyet Rusya katıldı. Birçok konuda anlaşma sağlanamamıştır.
Bu konular; Yunanistan’ın Karaağacı vermek istemesi, Irak sınırı, Musul ve Kerkük sorunu, Osmanlı borçlarının ödenmesi, kapitülasyonların kaldırılması, ermeni yurdunun kabulü, savaş tazminatları, boğazlar meselesi, İstanbul’un boşaltılmasıdır.
Türk ordusunun, Boğazlar ve Musul üzerine harekete geçeceğini bildirmesi üzerine görüşmeler yeniden başladı.
Lozan Anlaşması

Lozan Anlaşması ile Kurtuluş Savaşı’nın askeri zaferleri artık siyasi bir zafer haline gelecektir. Lozan barış görüşmeleri 20 Kasım 1922 salı günü saat 16.00’da İsviçre’nin Lozan şehrinde başlamıştır. Konferansta,
(I) Sınır Sorunu
Güney (Suriye) Sınırı
20 Ekim 1921 Ankara Anlaşması ile saptanmıştı. Bu sınır, Lozan’da da onaylanmıştır.
Irak Sınırı
Musul meselesi çözülemedi. İngiltere ile Türkiye arasında dokuz aylık bir süre içinde çözümlenmek üzere ertelenmiştir.
Yunan Sınırı
Meriç Nehri iki ülke arasında sınır olarak kabul edildi. Karaağaç savaş tazminatı olarak Yunanistan’dan alındı. İmroz (Gökçeada), Bozcaada ve Tavşan Adası Türkiye’de kalırken, Ege adaları asker bulundurmamak şartıyla Yunanistan’a verilmiştir.
NOT: Yunanistan ile olan nüfus değişimi Etabil Anlaşması ile oldu.
Bulgar Sınırı
Balkan Savaşları sonundaki İstanbul Anlaşması ve I.Dünya Savaşı sonundaki Neuilly Anlaşmasına göre belirlenmiştir.
Kafkas Sınırı
6 Mart 1921 Moskova Anlaşması ila düzenlenmiştir.
(II) Kapitülasyonlar (En çok uğraştıran konu)
Kapitülasyonlar tamamen kaldırıldı. Lozan’dan hemen sonra Türkiye’de kapitülasyonların kaldırılmasını incelemek üzere bir Çin temsilcisi Ankara’ya geldi. Bir süre sonra İran’daki kapitülasyonlar da kaldırılmıştır.
(III) Azınlıklar
Türkiye’deki tüm azınlıkların Türk yurttaşı sayıldı. Doğu Trakya’daki Türklerle Anadolu’daki Rumların karşılıklı olarak değiştirildi. İstanbul’daki Rumlar ile Trakya’daki Türklerin bu değiştirme dışında tutulması sağlanmıştır.
(IV) Boğazlar
Esas olarak bütün ülkelerin gemi ve uçaklarının Boğazlardan denizde ve havada serbestçe geçebilmesi kabul edildi. Türkiye savaşa girdiği takdirde gerek düşman gemi ve uçaklarının gerekse düşmana yardımı amaçlayan gemi ve uçakların Boğazlardan geçişini engellemek için her türlü tedbiri kullanabilecektir.
Bununla beraber, Boğazlar sözleşmesi egemen bir devletin hakları ile bağdaşmayan hükümler taşıyordu. Boğazların her iki yakası ve Marmara denizindeki adalar askerlikten arındırılacaktı. Yunanlılara ait Semadirek ve Limni, Türkiye’ye verilen Gökçeada, Bozcaada ve Tavşan Adaları da aynı kapsama alınmışlardır. İstanbul’da “Boğazlar Komisyonu” adıyla uluslararası bir komisyonun kurulması da aynı nitelikteki bir hükümdür.
(V) Savaş Tazminatı
Türkiye’nin karşıtı bulunan devletler Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşına katılması ve savaştan yenik olarak ayrılmış bulunması nedeniyle Türkiye’nin savaş tazminatı ödemesini istemişlerdir. Türkiye bunu kabul etmemiştir. Anadolu’da büyük yıkımlara neden olan Yunanistan’ın savaş tazminatı ödemesi gerektiğini belirtmiştir.
Türkiye’nin bu isteği haklı bulunmuştur. Yunanistan’ın ekonomik bakımdan çok zayıf durumda olduğunu gören Türkiye, Karaağaç ve çevresinin verilmesiyle bu isteğinden vazgeçeceğini belirtmiştir. Bu istek benimsenmiş ve Karaağaç ve çevresi Türkiye’ye bırakılmıştır.
(VI) Devlet Borçları
Osmanlı borçları Osmanlıdan ayrılan devletlerarasında paylaşılacak, Türkiye’nin ödeyeceği borçlar takside bölünecek, borçlar Türk Lirası veya Fransız Frangı olarak ödenecekti.
(VII) Patrikhane
Ortadoks Fener Patrikhanesi’nin İstanbul’da kalmasına karar verilmiştir. Siyasi bir ayrıcalığı kalmamıştır.
(VIII) Yabancı Okullar
Türkiye’nin koyacağı yasal çerçevesinde eğitim verecektir.
(XI) Mısır ve Kıbrıs
İngiltere’de kalmıştır.
(X) Rodos Dahil Oniki Adalar
Türkiye, İtalya’nın işgal ettiği Rodos dahil Oniki ada ve Meis Adası’nda İtalyan egemenliğini kabul etmiştir.
Bazı sorunlar Lozan Barış Konferansında çözüme kavuşturulamamıştır. Bu sorunların başlıcaları şunlardır:
Musul Sorunu
En önemlisi Musul sorunu idi. Petrol yönünden oldukça zengin olan bu bölgeyi İngiltere, Türkiye’ye bırakmak istemediği gibi, Hakkâri’yi de ele geçirmek istemişlerdi. Sorunun çözümü uzun tartışmalardan sonra Milletler Cemiyeti’ne bırakılmıştır. Ancak, Cemiyet Musul’u Irak’a, dolayısıyla da İngiltere’ye; Hakkâri’yi de Türkiye’ye bırakmıştır (5 Haziran 1926).
Boğazlar Sorunu
Boğazlar sorunu ve Boğazların Türk egemenliğine geçişi 1936 Montrö Sözleşmesi ile mümkün olmuştur.
Hatay Sorunu
Türkiye-Fransa arasında yapılan 1921 Ankara Anlaşması ile Hatay Türkiye sınırları dışında bırakılmıştır. Bu sorun Lozan’da Türkiye lehine çözümlenememiştir. Mustafa Kemal’in başlattığı bilinçli ve sistemli çalışma sonunda ve 1939 yılında Hatay millî sınırlar içine alınmıştır.
Ege Adaları
Balkan Savaşları neticesinde kaybedilen Ege adaları (İmroz ve Bozcaada hariç), Türk heyeti tarafından barış masasına getirildi ise de olumlu bir sonuç alınamamıştır. Daha önce yapılan anlaşmalar, özellikle devletler hukuku açısından adaların statükosunu değiştirmeye müsaade etmemiştir.
Yunanistan ile Olan Nüfus Değişimi
Bu sorun, daha sonra 30 Ocak 1923’de Türkiye ile Yunanistan arasında yapılan Etabli Anlaşması ile çözüme kavuşmuştur. Anlaşmaya göre; Batı Trakya Türkleri ile İstanbul Rumları mübadele kapsamı dışında tutulmuştur.
NOT: Kurtuluş Savaşının gerekçesini en iyi ‘vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı tehlikededir’ ifadesi açıklar.


