Ders 1 Ses Bilgisi
SES BİLGİSİ
1.Türkçenin Sesleri:
Akciğerlerden gelen havanın ses yolunda meydana getirdiği titreşime ses denir. Ses, dili oluşturan en küçük birimdir. Harf ise sesin yazıdaki karşılığıdır. Türkçede sesler, ünlüler ve ünsüzler olmak üzere iki ana gruba ayrılır.
a. Ünlüler (Sesliler) ve Ünlü Uyumları
Ses yolunda herhangi bir engele çarpmadan çıkan seslere ünlü denir. Dilimizde sekiz ünlü vardır: a, e, ı, i, o, ö, u, ü
Ünlüler şu biçimde sınıflandırılır:

(1) Ünlü Harfler
* Çıkış yeri ve dilin durumuna göre:
Kalın ünlüler: a, ı, o, u,
İnce ünlüler: e, i, ö, ü.
* Dudakların durumuna göre:
Düz ünlüler: a, e, ı, i,
Yuvarlak ünlüler: o, ö, u, ü.
* Ağzın açıklığına göre:
Geniş ünlüler: a, e, o, ö.
Dar ünlüler: ı, i, u, ü.
Ünlülerin nitelikleri aşağıdaki çizelgede toplu olarak gösterilmiştir:
(2) Ünlü (Sesli) Uyumu
(a) Büyük Ünlü (Sesli) Uyumu
Türkçede yalın ya da ek almış bir sözcüğün (kelimenin) ilk hecesindeki ünlü kalınsa (a, ı, o, u) sonraki hecelerin ünlüleri de kalın; ilk hecedeki ünlü ince (e, i, ö, ü) ise sonraki hecelerin ünlüleri de incedir:
Örneğin: ar-ka-daş ka-pa-lı
Büyük ünlü uyumuna aykırı bazı Türkçe kelimeler de vardır:
Örneğin: anne, dahi, elma, hangi, hani, inanmak, kardeş, şişman.
Büyük ünlü uyumu alıntı kelimelerde aranmaz:
Örneğin: ahenk, badem, ceylan, çiroz, dükkân, fidan, gazete, hamsi, kestane, limon,
Birleşik kelimelerde büyük ünlü uyumu aranmaz:
Örneğin: açıkgöz, bilgisayar, çekyat, hanımeli.
Ayrıca “-ken, -yor, -leyin, -imtrak, -daş, -ki” ekleri büyük ünlü uyumuna uymaz:
Örneğin: çocuk-ken ver-iyor akşam-leyin yeşil-imtrak sokakta-ki
-daş (-taş) eki bazı kelimelerde büyük ünlü uyumuna uymaz:
Örneğin: din-daş, gönül-daş, meslek-taş, ülkü-daş.
Büyük ünlü uyumuna girmeyen kelimelere gelen ekler, kalınlık incelik bakımından son hecenin ünlüsüne uyar:
Örneğin: adalet-li, anne-si, kardeş-lik, meslektaş-ımız, şişman-lık.
Son ünlüleri kalın sıradan olmasına karşın incelik özelliği gösteren bazı alıntı kelimeler ince ünlülü ekler alır:
Örneğin: alkol / alkolü, hakikat / hakikati, helak / helakimiz, kabul
(b) Küçük Ünlü (Sesli) Uyumu:
Küçük ünlü uyumu kuralı iki yönlüdür:
*Bir kelimenin ilk hecesinde düz ünlü (a, e, ı, i) varsa sonraki hecelerde de düz ünlü bulunur:
Örneğin: anlaşmak, yanaşmak, kayıkçı, ısırmak, ılıklaşmak, seslenmek, yelek.
*Bir kelimenin ilk hecesinde yuvarlak ünlü (o, ö, u, ü) varsa bunu izleyen ilk hecede dar yuvarlak (u, ü) veya geniş düz (a,e) ünlü bulunur:
Örneğin: boyunduruk, çocuk, odun, yorgunluk.
Küçük ünlü uyumuna aykırı bazı Türkçe kelimeler de vardır:
Örneğin: avuç, avurt, çamur, kabuk, kavuk, kavun, kavur-, kavuş-, savur-, yağmur.
Küçük ünlü uyumu, alıntı kelimelerde aranmaz:
Örneğin: aktör, alkol, bandrol, daktilo, doktor, horoz, kabul, kitap, konsolos
Küçük ünlü uyumuna aykırı kelimelere getirilen ekler, kelimenin son ünlüsüne uyar:
Örneğin: kavun-u, konsolos-luğ-u, müzik-çi, yağmur-luk.
-ki aitlik eki yalnızca birkaç örnekte küçük ünlü uyumuna uyar:
Örneğin: bugünkü, dünkü, öbürkü.
Türkçe sözcüklerin ikinci ve daha sonraki hecelerinde (o, ö) sesleri bulunmaz.
Bu seslerin bulunduğu sözcükler Türkçeye başka dillerden girmiştir:
Örneğin: operatör (Fransızca), horoz (Farsça),
Birleşik sözcüklerde küçük ünlü uyumu aranmaz:
Örneğin: bugün, gecekondu, denizaltı, başoyuncu, başıboş
b. Ünsüzler (Sessizler) ve Ünsüz Uyumu
(1) Ünsüz Harfler

Ses yolunda bir engele çarparak çıkan seslere ünsüz denir. Tek başlarına söylenemeyen, ancak bir ünlünün yardımıyla söylenebilen seslerdir. Ünsüzler tek başlarına hece olamazlar. Dilimizde yirmi bir ünsüz vardır. Bunlar: b, c, ç, d, f,
g, ğ, h, j, k, l, m, n, p, r, s, ş, t, v, y, z. Ünsüzler ses tellerinin titreşime uğrayıp
uğramamasına göre iki gruba ayrılır:
* Ses tellerinin titreşmesiyle oluşan ünsüzlere tonlu (yumuşak) ünsüzler adı
verilir:
b, c, d, g, ğ, j, l, m, n, r, v, y, z.
* Ses telleri titreşmeden oluşan ünsüzlere tonsuz (sert) ünsüzler denir:
ç, f, h, k, p, s, ş, t.
(2) Ünsüz (Sessiz) Uyumu
(a) Sert Ünsüzlerin Yumuşaması (Ünsüz Değişmesi)
Türkçe sözcüklerin sonlarında “b, c, d, g” sesleri bulunmaz. Yabancı dillerden gelen sözcüklerin sonlarında bulunan bu sesler.
Türkçede (p, ç, t, k) şeklinde sertleşirler:
Örneğin: kitab-kitap, sahib-sahip, ilac-ilaç, murad-murat
Türkçede süreksiz sert (p, ç, t, k) ünsüzlerle biten sözcükler ünlü ile başlayan bir ek aldıklarında sonda bulunan bu ünsüzler yumuşayarak (b, c, d, ğ)
olurlar. Bu olaya ünsüz yumuşaması denir:
Örneğin: kürek+ i ___ küreği kitap + ı __kitabı
Özel adlar ünsüz yumuşamasına uğratılmadan yazılır:
Örneğin: İzmit + e __ İzmit’e, Bilecik + in __ Bilecik’in
Tek heceli Türkçe sözcükler ile çok heceli bazı yabancı sözcüklerin yazımında ünsüz kuralı işlemez:
Örneğin: ot + u — otu, ip + i —ipi
(b) Sert Ünsüzlerin Benzeşmesi
Türkçe sözcüklerde sert ünsüzler (f, s, t, k, ç, ş, h, p)’den sonra yumuşak süreksizler (c, d, g) gelmez; bunların yerlerine sertleri (ç, t, k) gelir. Yapım ve çekim ekleri de bu kurallara uyar. Bu kural, sert ünsüzlerin benzeşmesi
olarak adlandırılır:
Örneğin:
seç + gin __ seçgin (yanlış) seç+ kin ___ seçkin (doğru)
de, da bağlacı kendinden önce gelen sözcüklerden ayrı yazıldığından sert ünsüzlerin benzeşmesi kuralından etkilenmez:
Örneğin: Mehmet de geldi. (Doğru) Mehmet te geldi. (Yanlış)
Kitap da aldım. (Doğru) Kitap ta aldım. (Yanlış)
2. Türkçede Ses Olayları

a. Ünlü Düşmesi
Dilimizde iki heceli bazı sözcükler ünlü ile başlayan bir ek aldıklarında ikinci hecelerindeki ünlülerini kaybederler. Bu olaya “hece düşmesi” de denir:
Örneğin: sabır+ ı — sabrı, omuz + u — omzu
Bazı sözcükler türetilirken ünlü kaybına uğrayabilirler:
Örneğin: sarı + ar + dı — sarardı (ı, düşmüş), sızı + la + dı— sızladı (ı, düşmüş)
b. Ünsüz Düşmesi
Arapçadan dilimize girmiş olan ve sonunda ikiz ünsüz bulunan kelimelerin yalın durumunda ünsüzlerden biri düşer (ünsüz tekleşir):
Örneğin: hak (<hakk), his (<hiss), ret (<redd), zan (<zann).
Bu tür kelimelere ünlüyle başlayan bir ek geldiğinde düşen ünsüz ortaya çıkar:
Örneğin: hak, hakka; his, hissimiz; ret, reddi; zan, zannımca.
Küçültme eki alan bazı sözcüklerde bir ünsüzün düştüğü görülür:
Örneğin: ufak + cık — ufacık (k, düşmüş), minik + cik — minicik (k, düşmüş)
c. b-p Değişmesi
Yabancı dillerden Türkçeye girmiş sözcüklerde “s” ünsüzünden sonra gelen “b” sesi ünsüz benzeşmesine uğrayarak “p”ye dönüşür ve “p” ile yazılır:
Örneğin: ispat, kispet, müspet, naspetmek, nispet, tespit,
ç. n-m Değişmesi
Dilimizde “b” ünsüzünden önce gelen “n” ünsüzü bazı sözcüklerde “m”ye dönüşür:
Örneğin: saklambaç (<saklanbaç), dolambaç (<dolanbaç),
Ancak İstanbul, Safranbolu gibi yer adları ile binbaşı, onbaşı gibi bazı sözcükler bu kurala uymaz.
d. Ses Türemesi
Sözcükler kimi eklerle birleşirken zaman zaman araya başka yeni sesler girer.
(1) Kaynaşma
Ünlüyle biten sözcüklere, ünlüyle başlayan bir ek geldiğinde, Türkçe sözcüklerde iki ünlü yan yana gelmeyeceğinden bu ünlülerin arasına ‘y, ş, s, n’ den biri gelir. Buna denir.
Örneğin: Oku-y-an – Okuyan
(2) Ünsüz Türemesi
Yardımcı eylemle yapılan bileşik eylemlerde ad soylu sözcükte ünsüz türemesi görülür.
Örneğin: His etmek – hissetmek
(3) İkizleşme
Bazı sözcüklere ünlüyle başlayan bir ek getirildiğinde sözcüklerde aynı türeme ortaya çıkar. Bu ses olayına denir.
Örneğin: Af-ı – Affı
(4) Ünlü Türemesi
Kimi sözcükler pekiştirilirken ünlü türemesi oluşur.
Örneğin: Gündüz – Güp-e-gündüz
e. Ulama
Ünsüzle biten bir sözcüğün son sesinin, ardından gelen ünlüyle başlayan sözcüğün ilk sesine bağlanarak okunmasıdır.
Örneğin, Senden ayrı parlayan yıldız.
NOT: İki kelime arasında noktalama işareti varsa ulama olmaz.
f. Dudak Ünsüzlerinin Benzeşmesi
Dudak ünsüzü olan ‘b’ sesinin ‘n’ sesini yine kendi gibi dudak ünsüzü olan ‘m’ ye dönmesidir.
Örneğin: penbe – pembe
g. Ünlü Daralması
‘a, e’ geniş ünlüsüyle biten sözcüklere ‘-yor’ şimdiki zaman eki getirildiğinde, bu geniş ünlüler daralarak ‘ı, i, u, ü’ ünlülerine değişir.
Örneğin: bekle-yor – bekliyor
‘ma, me’ olumsuzluk ekleri de ‘e’ ve ‘a’ sesiyle bittiği için ‘yor’ ekiyle birleştiğinde daralarak ‘mı, mi, mu, mü’ olur.
Örneğin: gelme-yor – gelmiyor

