Cumhuriyet Devrinde İlk Siyasi Partiler, Çok Partili Döneme Geçiş Denemeleri ve İnkılâba Karşı Tepkiler
CUMHURİYET DEVRİMLERİNDE İLK SİYASİ PARTİLER, ÇOK PARTİLİ DÖNEME GEÇİŞ DENEMELERİ VE İNKILABA KARŞI TEPKİLER
a. TBMM’deki Gruplar ve Halk Fırkası’nın Kuruluşu

Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi sadece bir grup vardır. Meclisin üzerinde birleştiği program Misak-ı Milli programı olmuştur. Bütün üyelerin ortak amacı bu program çerçevesinde ülkenin bütünlüğünü ve milletin bağımsızlığını sağlamaktır. Ancak zamanla meclis çalışmaları başlangıçtaki düzen ve uyumunu kaybetmiştir. Ortak çalışmanın sağlanmasında bir takım güçlükler belirmiştir.
Bu duruma çare bulmak üzere bazı gruplar kurulmuştur. Bu grupların başlıcaları şunlardır:
-
- Tesanüt (Dayanışma) Grubu,
- İstiklal Grubu,
- Müdafaa-i Hukuk Zümresi,
- Halk Zümresi,
- Islahat Grubu,
Ancak bu grupların oluşması beklenen sonucu verememiş, meclisteki kargaşayı artırmıştır.
Bunun üzerine Mustafa Kemal, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu adıyla bir grubun kurulmasını kararlaştırmıştır. Bu grubun temel amaçları Misak-ı Milli çerçevesinde ülkenin bütünlüğünü ve milletin bağımsızlığını sağlamak için milletin bütün maddi ve manevi kuvvetlerini gereken hedeflere yöneltmek ve kullanmak, ülkenin resmi ve özel kuruluş ve tesislerinin bu ana amaca hizmet etmelerini sağlamaktır.
Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu’nun kuruluşundan sonra sıra siyasi bir partinin kurulmasına gelmiştir. Mustafa Kemal, 7 Aralık 1922’de Ankara basını aracılığı ile Halk Fırkası adıyla halkçılık prensibine dayanan bir siyasi parti kurmak niyetinde olduğunu açıklamıştır.
Mustafa Kemal, 9 Ağustos 1923’te yeni seçilerek Ankara’ya gelen mebuslarla yaptığı ilk genel toplantıda Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Grubu’nun Halk Fırkası’na dönüştüğünü bildirmiştir. 9 Eylül’de kurulan Halk Fırkası’nın genel başkanlığına Mustafa Kemal seçilmiştir.
b. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın Kuruluşu

Mustafa Kemal’e karşı en yakın arkadaşlarının başlattıkları muhalefet 17 Kasım 1924’te cumhuriyet döneminin ilk muhalefet partisi olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kuruluşuyla sonuçlanmıştır.
Partinin genel başkanı Kazım Karabekir Paşa, genel sekreteri ise Ali Fuat Paşa’dır. Rauf ve Adnan Beylerle, Refet (Bele) Paşa kurucuları arasında bulunmaktadır.
Amaçları; Mustafa Kemal’in inkılâpçı politikasını eleştirmek ve yönetimi değiştirmektir.
Mustafa Kemal, çok partili bir siyasal düzenden yanadır. Ancak bazı önemli inkılâpların yapılabilmesi için geçici bir süre muhalif bir cephenin yaratılmaması görüşündedir. Buna rağmen partinin kuruluşuna karşı çıkmamıştır.
Sonuçta; yeni partinin gerek meclisteki, gerekse meclis dışındaki muhalefeti ülkede yer yer karışıklıkların çıkmasına yol açmıştır. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası bünyesindeki irtica yanlılarıyla, bölücü unsurların körüklediği bir kargaşa ortamına, İngiltere’nin kışkırtmaları da eklenince doğuda inkılâbı ve ülke bütünlüğünü bozmayı hedef alan Şeyh Sait ayaklanması göstermiştir. Bunun üzerine, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası irticayı kışkırttığı gerekçesiyle 3 Haziran 1925’te Bakanlar Kurulu kararıyla kapatılmıştır.
c. Şeyh Sait İsyanı
Türkiye’nin doğu bölgelerinin bir kesiminde Şeyh Sait tarafından başlatılan ayaklanmadır. İsyanın nedenleri çeşitlidir.
Şeyh Sait Nakşibendî şeyhi ve kendi adı ile başlayan isyanın elebaşıdır. Medrese eğitimi görmüş ve babası Şeyh Mahmut’un ölümünden sonra şeyh olmuştur. İngilizlerle ilişki kurmuştur.
Ayaklanma, Elazığ’ın Piran Köyünde gizlenen mahkûmları aramaya gelen bir jandarma birliğine ateş açılması ile başlamış ve kısa sürede yayılmıştır. Şeyh Sait’in yönettiği ayaklanmada bölgedeki telefon ve telgraf telleri kesilmiştir.
Diyarbakır halkının da desteğini alan hükümet kuvvetleri şiddetli çarpışmalardan sonra, ayaklanmacıları geri püskürtüp izlemeye başlamıştır. Doğu illerinde seferberlik ilan edilmiştir. Hükümet güçlerinden önemli bir bölümü Diyarbakır’a ulaşarak (9 Mart 1925) ayaklanmacılara karşı geniş ve ayrıntılı bir temizlik harekâtına başlamıştır.
Şeyh Sait ve maiyetindekiler Varto yakınlarındaki Carpuh köprüsünde sıkıştırılarak yakalanmış ve 15 Nisan 1925 tarihinde ayaklanma bastırılmıştır. Ayaklanmayı destekleyen Kürt Teali Cemiyeti reisi Seyit Abdulkadir ve beş arkadaşı cezalandırıldılar. Şeyh Sait ve kırkyedi ayaklanmacı, Şark İstiklal Mahkemesi tarafından yargılanmıştır.
ç. Mustafa Kemal’e Karşı Girişilen Suikast Teşebbüsü

Muhalif çevrelerin tek umudu olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın da kapatılması, inkılâplara karşı olan grubun bütün hayallerini kaybetmelerine neden olmuş, onlara göre artık inkılâpların gerçekleştirilmesi için Mustafa Kemal’in yaşamına son verilmesi gerekmekteydi.
Suikasti, Ziya Hurşit, Laz İsmail, Gürcü Yusuf, Çopur Hilmi ve Giritli Şevki yapması planlanmıştır. Suikast önce Ankara’da gerçekleştirmek istemiş fakat gerçekleştirememişlerdir. Mustafa Kemal’in çıkacağı yurt gezisi için İzmir’e de uğrayacağını bildiklerinden suikastı İzmir’de gerçekleştirip, bir motora binerek Sakız Adası’na kaçmayı planladılar.
Mustafa Kemal’in gezi programındaki bir günlük gecikmesi ve bir suikastçinin konuyu İzmir Valisi’ne haber vermesi ile suikastçılar yakalanıp Giritli Şevki dışında hepsi idama mahkûm olmuşlardır. Olayı emniyet güçlerine haber veren Giritli Şevki ise 6.500 lira ödül ile mükâfatlandırılmıştır.
d. Serbest Cumhuriyet Fırkası

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin üçüncü döneminde Mustafa Kemal’in de isteğiyle, Fethi Bey, 12 Ağustos 1930’da Serbest Cumhuriyet Fırkasını kurdu. Parti ekonomi alanında Liberalizmi savunması ile Halk Fırkasından ayrılıyordu.
Parti, Mustafa Kemal’in isteği ile kurulmuş olmasına rağmen, muhalefet adıyla oluşacak her türlü oluşumu kendilerine dayanak olarak gören rejim karşıtlarının toplandığı yer olmuş, özellikle ilk kez kadınların katıldığı yerel seçimlerde umulmadık başarı kazanmıştır.
Partinin başlangıçta ortaya koyduğu politikanın dışına çıktığını ve amacından saptığını gören Fethi Bey 17 Kasım 1930 günü İçişleri Bakanlığı’na verdiği dilekçe ile partiyi kapatır. Parti’nin kapanması ile birlikte bazı parti kurma girişimleri olur (Ahali Cumhuriyet Fırkası, Türk Cumhuriyeti Amale ve Çiftçi Fırkası ve Laik Cumhuriyetçi İşçi ve Çiftçi Fırkası).
e. Menemen Olayı

Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın kapanmasından sonra Nakşibendî tarikatına bağlı İbrahim Hoca, Derviş Mehmet gibi kişilerce kışkırtılan ve Menemen’de halkı 23 Aralık 1930’da yeşil bayrak altında toplamaya çağıranlara, Asteğmen Kubilay emrindeki manga ile karşı çıkmıştır.
İsyancılar Kubilay’ı yaraladıktan sonra başını kesmiş, yeşil bayrağın ucuna takarak sokaklarda dolaştırmış ve engel olmak isteyen iki bekçiyi daha öldürmüşlerdir.
Ordu birliklerinin duruma müdahale etmesi üzerine elebaşları Derviş Mehmet ve iki adamı öldürülmüş, Balıkesir, Manisa ve Menemen’de sıkıyönetim ilan edilmiştir. Olayı Edirne’de öğrenen Mustafa Kemal, Ankara’da ilgili bakanları toplayarak yaptığı toplantıda sıkıyönetim mahkemesinin belirleyeceği cezaların en ağır şekilde uygulanmasını istemiştir.

